Örnek bir hareket

Örnek Bir Hareker


http://www.diyaloggazetesi.com/genc-vizyon/ornek-bir-hareket-h27409.html

‘Sevginin Tadı Tuzu’ kitabı, çok sayıda annenin katkılarıyla Mutlu Soykurt ve Özge Egemen Ertuğrul tarafından hazırlandı. Anneler Günü’nde satışa sunulan bu kitabın geliri, Onkolojide tedavi gören çocuklara bağışlanacak...

Öyleyse anlattıklarını dikkatle okuyalım ve onlara bir destek de biz verelim...

Soru: Öncelikle sizi daha yakından tanıyabilir miyiz?

Egemen Ertuğrul: Ben 8 yıl süreyle KTHY’de çalıştım. Yaşananlardan sonra çalışmalarıma ara verdim. Şu an ev hanımıyım. Evli ve 2 çocuk annesiyim.

Müge Soykurt: Merhaba, ben Mutlu Soykurt. 18 yıldır Doğu Akdeniz Üniversitesi, Yabancı Diller ve İngilizce Hazırlık Okulu’nda öğretim görevlisi olarak görev yapmaktayım. Halen yaratıcı eğitim üzerine doktora çalışmalarım sürmektedir. Akademik çalışmalarımın yanı sıra, gerek üniversitede gerekse dışardaki yaşantımda sosyal sorumluluk projeleriyle iç içe birisiyim, toplumda farkındalık yaratmak, daha yaşanılabilir bir toplum yaratılmasına öncülük etmek isteyen ve bu uğurda elinden gelen her çabayı gösteren, sorumluluk sahibi bir eğitimci ve bir anneyim.

Soru: Sevginin Tadı Tuzu kitabı çok güzel bir amaca hizmet etmek için yayınlandı. Bu çalışmanızın detaylarını okurlarımızla paylaşır mısınız?

Özge Egemen Ertuğrul: Tamamen gönüllü 72 annenin verdiği muhteşem tariflerle derleyip hazırladığımız Sevginin Tadı Tuzu adlı kitabımız Anneler Günü’nde satışa çıktı. Kitabın tüm satış geliri şu an Devlet Hastanesi Çocuk Onkoloji bölümünde tedavi gören çocuklarımıza bağışlanacaktır.

Müge Soykurt: Sevginin Tadı Tuzu baştan sona tamamen gönüllülük esasına uygun olarak yürütülen küçücük bir hayalin ürünü olarak “Anneler Günü’ne” yetiştirdiğimiz bir proje oldu. Kitabımızın çok amacı var aslında. Bunlardan birisi, içine en sevdiklerimizi koymak ve mutfaklarımızda yıllardır, ölçüp tartarak, sevgimizi katarak, neşe içinde çocuklarımızla pişirdiğimiz yemek tariflerini bir kitapta toplayarak toplumumuzla buluşturmak. Diğer bir amacımız da satıştan elde edilecek tüm gelirle şu anda Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Çocuk Onkoloji Servisi’nde tedavisi süren minik çocuklarımızın yüzüne minicik bir gülücük kondurmaktı. Ama diyebilirim ki gülücükler kahkahaya dönüştü ve artarak devam edecek. 

Birçok tarif var

Soru: Sevginin Tadı Tuzu kitabında neler bulabiliriz?

Özge Egemen Ertuğrul: 72 annenin çocuklarının severek yediği yemek tariflerini bulabilirsiniz. Çok kapsamlı bir kitap oldu. İçerisinde çorbalar, hamur işleri, ana yemekler ve tatlıları bulabilirsiniz.

Müge Soykurt: Kitabımızda çorbalar, tatlılar, tavuk, et, balık yemekleri, hamur işleri gibi birçok lezziz tarif bulacaksınız, cıvıl cıvıl anne-çocuk fotoğrafları, tarifler ve hazırladığımız tariflerin muhteşem görsellerini bulacaksınız. 

Soru: Bu fikir nasıl doğdu ve nasıl gelişti?

Müge Soykurt: Bu fikir bir dost sohbetinde ortaya çıktı ve hemen büyüdü, projeye katkı koyan tüm anneler işbirliği içinde, hiçbir emek ve özveriden kaçınmayarak bu hayalimize ortak oldular, bugünlere geldik.

Özge Egemen Ertuğrul: Bir akşam evde otururken arkadaşım Hatice Kayım ve yeğenim Mutlu Soykurt’un beni telefonla arayarak bu projeyi anlatmasıyla bu olaya dahil oldum. Çok keyifli bir proje oldu. Bu projenin bir parçası olduğum için çok mutluyum.

Soru: Kitabın yayımlanmasında ve tanıtımında emeği geçen birçok isim var. Bunlardan bahsedebilir miyiz?

Özge Egemen Ertuğrul: Evet kitabımızın yayımlanmasına katkı koyan birçok isim var. Bu dönemde birçok güzel ve değerli insanla tanıştık. Biz bu projeyi yapmaya karar verdiğimizde ilk önce fotograflar için Tijen Erol Yakup’la irtibata geçtik. Sağ olsun kendisi bizi kırmayarak bu teklifimizi kabul etti. Haftalar süren fotograf çekimlerini Mehmet Ali Serak’la birlikte yaptılar. Near East Bank ve Magic Touch Copy Center ana sponsorumuz olarak kitabın tüm grafik tasarım ve basım giderlerini üstlendiler. Hayalimizi gerçekleştirdikleri için hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. 

Müge Soykurt: Kitabımızın ana sponsorları Near East Bank ve Magic Touch ailelerine bizlerin bu hayaline ortak oldukları için en içten teşekkürlerimi sunmak isterim. Ama onun öncesinde bir telefonumuzla bizi kırmayan ve baştan sona hep yanımızda olan, olmazsa olmazlarımız, profesyonel fotoğraf sanatçılarımız sevgili Tijen Erol Yakup ve Mehmet Ali Serak hocamıza ne kadar teşekkür etsem inanın az kalır. Muhteşem bir çekim gerçekleştirdik birlikte, emeklerini hiç esirgemedikleri ve bizi her zaman hep olumlu motive ettikleri için onlara ayrıca çok teşekkür ederim.

Soru: Şu anda satışlar nasıl gidiyor?

Özge Egemen Ertuğrul: Satışlarımız 8 Mayıs 2015 tarihinde yapılan lansmanla başladı ve halen devam etmektedir. Şu anda satışlar çok iyi gidiyor.

Müge Soykurt: Kitabımız 8 Mayıs 2015 Cuma günü Near East Bank Dereboyu Şubesi önünde gerçekleşen çok güzel bir lansmanla tanıtıldı ve o günden bugüne satışlarımız son sürat devam ediyor. Elde edilen gelirin bir kısmıyla 1 Haziran Dünya Çocuk Günü’nde Girne’deki Park Palace Otel’de düzenlenen küçük bir kokteyl ve eğlence ile çocuklarımıza Near East Bank tarafından açılan “Gülücük Hesap” defterleri dağıtıldı. Satıştan elde ettiğimiz gelirle onkoloji servisinin çok acil ihtiyacı olan pahalı bir cihazı da alıp ilerleyen günlerde hastaneye armağan edeceğiz, bu haberleri de yine basınla paylaşacağız.

Soru: Kitabı almak isteyen veya yardım yapmak isteyen vatandaşlarımız nerelere başvurabilir?

Müge Soykurt: İnanın kitabımız her yerde satışta, öncelikle kitap şahsen bizlerden, Near East Bank ve Magic Touch şubelerinde, Pandora’sta, Berberoğlu Kırtasiye’de, Prenses Güzellik Salonu’nda, Fizyolife’ta, Eda Emin Eczanesi’nde, Billy’s Part House’ta, Erduran Laboratuvarı’nda, birçok festivalde ve pek çok yerde satıştadır, almak isteyenler doğrudan bizlere de ulaşabilir.

Özge Egemen Ertuğrul: Sevginin Tadı Tuzu adlı kitabımızı tüm Near East Bank ve Magic Touch Copy Center şubelerinde, Lefkoşa Pandora’s ve Saydam Berberoğlu Kırtasiye de ve ayrıca Girne de Erduran Laboratuvarı’nda bulabilirsiniz. Almak isteyen bizimle direkt irtibata da geçebilir. Unutmayın alacağınız bir kitapla onkolojide tedavi gören çocuklara yardımda bulunacaksınız.

Kadın özgür ama geri planda

Soru:Biraz da sizden, Kuzey Kıbrıs’ta “Kadın” olarak var olmaktan ve annelikten bahsedelim.

Müge Soykurt: Kuzey Kıbrıs’ta kadın olmak… Çok göreceli bir soru. Benim gözümden Kıbrıs’ta kadın özgür, ama geri planda, kendini gösterememiş, fazla ilerleyememiş, elini taşın altına sokmuş ama bunu kimse bilmemiş gibi hissediyorum, öyle gözlemliyorum. Oysaki çok değerli kadınlarımız var, annelerimiz var, yüreği vatanı, ülkesi, çocuğu, yaşadığı yer, yaptığı iş ile çarpan çok kadın var ülkemizde. Kadınların yaptıkları işlerle daha çok öne çıkması teşvik edilmeli. Kadın, yaratıcılığı, sosyalliği, hissiyatı yüksek bir varlıktır, bunlardan yararlanmayı toplum bilmeli. Çünkü kadınlar güzellik katar yaşama, onların varlığıyla anlam kazanır anlamsız görünen her şey. Küçük dokunuşlar, detaylar güzel kılar yaşamı, tüm bunları kadın ruhu, kadın eli değiştirip dönüştürebilir bence. Şanslı olmayan, yardım elinin uzatılmasını bekleyen ve içindeki cevheri ortaya çıkarmak için birilerinin destek ve teşviğine ihtiyaç duyan bir sürü kadın biliyorum toplumumuzda. Bizler yapmış olduğumuz bu sosyal sorumluluk projesiyle, kadın dayanışmasıyla, bence çok anlamlı mesajlar verdik topluma, kadın işbirliğinin ve girişimciliğinin mümkün olabileceğinin kapılarını açmış olduk. 

Soru: ‘Annelik’ sizce nasıl tanımlanmalı?

Özge Egemen Ertuğrul: ‘Koşulsuz Sevgi’ demek belki en kısa anlatma yoludur.

Müge Soykurt: Annelik çok yüce bir duygu. O minicik bedenin içinizde yaşamaya başladığını anladığınız andan itibaren yaşantınıza yeni bir boyut geliyor, “ben” yok oluyor, canım kızım veya oğlum alıyor yerini… Ama bu duyguyu herkes tam anlamıyla yaşayamayabiliyor. Annelik, biyolojik bağın yanı sıra çocuğunuzla kurduğunuz yakın, sıcacık bir ilişkidir bence ve kalbiyle anne olan birisi biyolojik bağı olmayan tüm çocukları kucaklayabilir, onların da annesi olabilir, çünkü kalbinde sonsuz ve karşılıksız bir sevgi büyütür böyle hisseden anneler. Bu arada Yaşar Kemal’in çok sevdiğim sözünü de söylemeden edemeyeceğim “İnsan evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar”. Bizler sağlıklı bireyler yetiştirme şansına sahip olduk ama bizim kadar şanslı olmayan annelerin ve minicik bedenlerin yaşam savaşı sıkıntısını yüreğimizde taşıyoruz ve onlara yaşamakta oldukları bu uzun ve yorucu süreçte, desteğimizi belirtmek için, içten sıcacık bir yardım eli uzatıyoruz, küçücük bir katkısı olabilecekse bu yardımımızın ne mutlu bize.

Soru: Ülkemizde ‘kadın’ olarak var olmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Özge Egemen Ertuğrul: Ülkemizde kadın olmak zordur. Bir kere sorumluluğu çoktur.

Müge Soykurt: Ülkemizde kadın olmak genel anlamda pek kolay değil. Sorumluluğu çok bir kere. Kadınlarımızın eğitim düzeyi ya oldukça yüksek ya da oldukça düşük, şiddete maruz kalan, hayatı engele takılan pek çok kadınımız var, gerek sağlık açısından gerekse yaşadığı ortam açısından. İmkânsızlıklar içinde mutlu ve özgür olmayı becerebilen kadınlarımız da var. Kadın mücadelecidir, Kıbrıs’ta aslında ve son derece çalışkandır. Bu özelliklerinin daha çok ortaya çıkarılmasına ihtiyaç duyan, teşvik bekleyen bir varlıktır. 

Soru: ‘Kadınların’ gerek iş dünyasında gerekse bürokraside aktifliliğini nasıl buluyorsunuz?

Egemen Ertuğrul: Erkekler kadar kadınlarında gerek iş dünyasında gerekse bürokraside aktif yer alması çok önemlidir. Sayılarının daha çok olması gerektiğine inanıyorum.

Müge Soykurt: İş dünyasında kadınlarımız son derece aktif ve girişimci aslında ama sayı olarak daha çok olmaları gerektiğine inanıyorum. Özellikle eğitim ve sağlık alanlarında gözlerim kadın ve kadın girişimci arar durur. Daha çok fırsat ve teşvik imkânı yaratılmalı. Kadına gerekli önem ve hassasiyet gösterilirse, bence toplumumuz daha güzel yarınlara açacaktır gözünü. Eğitimli kadınlarımız da siyasette veya girişimcilikte aktif rol almaktan ve topluma örnek olmaktan kaçınmamalı, aksine dayanışma içinde çoğalarak yürümeli diye düşünüyorum. Şunu unutmamamız gerekir ki, kadın olsun erkek olsun, iş yaşamında ve gerçek hayatta ancak iyi niyetli olursak birbirimizi anlayabiliriz ve işte o zaman kadınlar birbirlerinin başarısını ayakta alkışlayabilir. Dilerim yüce gönüllü kadınlar çoğalsın hayatımızda.